12 Ekim 2012 Cuma

Bizi, "Biz" Yapan "Aksesuarlar"

"Bütün, ayrıntılarda gizlidir" derler ya;
insanları da analiz etmek için, giysilerinden çok, seçtikleri aksesuarlara bakarım ben.
Aksesuarlardır; bizi "biz"" yapan, çoğu zaman, karakterimiz hakkında, çevremize fikir veren.

Bu yüzdendir ki; iş görüşmelerine giderken, mutlaka akılda kalıcı bir renkte (özellikle de kırmızı) fular / kravat kullanın vs. diye tavsiyeler verilir.

Diyeceksiniz ki; "O zaman hiç aksesuar kullanmayan insanlar da var, onlar karaktersiz mi?"
( Saat bile kullanmayan kişiler var.. )
Hayır, tabii ki. 
Onlar da kendilerini "sadelikle" tarif ediyorlar ki bu da bir stilleri olduğu anlamına gelir, elbet.
Bana gelince; ben aksesuarları gerçekten çok seviyorum ve 
Kullandığım zamanlar, kendimi çok daha mutlu hissediyorum. :)

Bu yüzden bu yazımı yazmak için, üşenmedim; 
en sevdiğim aksesuarlarımı, tek tek fotoğrafladım. :)

Öncelikle, aksesuarlarımı sakladığım kutulardan başlayalım:


Bu kutular, aslında 3 boydu; 
bir fotoğrafçı arkadaşımla beraber, bir markanın katalog çekimi için almıştık. 

Çekimden sonra, iki tanesini, bana hediye etmişti.

Yüzüklerimi, broşlarımı bu sevimli kutularda saklıyorum. :)

Broşlardan başlayalım;

Aşağıdaki broşu, bana (üvey) halam vermişti. Kendisi kullanmıyormuş.
Ben de "Zebramo" sitesinde yer alan sayfamda, satışa sundum:



Bu sevgili Beste Üstündağ'ın bir tasarımı ve annemin bana doğum günü hediyesi.

Broşun ismi; "Gothic Queen" idi yanılmıyorsam.
Benim gibi tasarımlarına, isim veren tasarımcıları çok severim, bu arada. :)

Beste'nin elleriyle şekillendirdiği bu yüzlerdeki durgun, anlamlı ifadeyi seviyorum.

Tamamen el yapımı, arkasında broş iğnesi var.


Bu kanatlı at yani; (mitolojideki adıyla) "Pegasus" broşumu, yıllar önce MANGO'dan almıştım;
ne zaman taksam; mutlaka birileri "Özel tasarım mı?" diye sormuştur. :)

Sezondan almıştım; belki birçok kişi, sadece indirim zamanı mağazayı ziyaret ettikleri ve
bu ürün, o sıralarda tükenmiş olduğu için karşılaşmamış olabilir.

Aslını isterseniz; bu kadar işçilikli, özel bir ürünle karşılaşmayı, ben de beklemiyordum, MANGO'da..

Bu, tabii ki o zamanki düşüncem idi; daha sonra da Mango'da, o kadar güzel aksesuarlar buldum ki 
bu düşüncem tamamen değişti.


Bu siyah beyaz, enine çizgili, köpek şeklindeki, el yapımı broşu da
Çekya / Prag'da, çok şirin bir mağazadan almıştım..

O kadar güzel tasarım ürünleri vardı ki; 
o mağazadan, mutlaka bir hatıra almam gerek, diye düşünmüştüm.

Siyah beyaz çizgileri ve köpekleri çok sevdiğim için, bu broşu seçtim.

Fiyatı da el yapımı olduğundan mıdır, yoksa; ben turist olduğumdan mıdır; biraz fazlaydı. :)

Neyse, feda olsun; baktıkça, orada geçirdiğim, eğlenceli anları hatırlıyorum.. :)


Bu kırmızı ve beyaz kristallerle süslenmiş "gondol" broşu, bana, anneannem vermişti. :)
Gerçek "vintage" yani.


Bu böcek şeklindeki broşu da ben çok beğendim diye annem almıştı yine, 
Bağdat Caddesi'ndeki "Euromoda" adlı bir mağazadan. 

Şu anda, Euromoda'nın yerinde başka bir mağaza var.

Yerinde yeller esiyor yani anlayacağınız. :)

Bkz: "Eskiden, buraları hep dutluktu". :)


Aynı broşu, bu fotoğrafta, 
Mango gömleğimin üzerine giydiğim, mor pamuklu strapless (straplez / askısız) üstünde görebilirsiniz.


Bu da, Çek ressam "Alphonse Mucha"nın bir eserinin rozete dönüştürülmüş hali,
 Prag'daki bir müzeden almıştım.


Prag'dan ve Budapeşte'deki bit pazarından aldığım iğneler..

Bu arada, bit pazarı gezmeyi, çok severim. :)

Gelelim yüzüklerime..

En çok kullandığım aksesuar; yüzük.


TOPSHOP'tan aldığım tropik kuş yüzüğüm.

Daha önce, bloğumda, başka bir yazımda paylaşmıştım.


"Barış güvercini" yüzüğümü, İstiklal Caddesi'nde yer alan pasajların birinden almıştım.
Sanırım, Terkos Pasajı idi.


Bu yüzük de benim tasarımım, mor saten kumaştan, yakma tekniği ile ürettiğim, gül yüzük. :)
Bir ara, mağazamdan alışveriş yapan müşterilerime de hediye olarak, birer adet gönderiyordum.
Farklı renklerini de ürettim ancak markam "paper faces"in mor rengi, kesinlikle favorim.




Bu şeffaf pleksi yüzük, Accessorize'dan.
Birinin hediyesi idi.


"Tekstil ve Moda Tasarımı"Bölümü"nden mezun olduğum, sevgili üniversitem;
 Mimar Sinan Güz. San. Üni.'nin sembolü olan, "stilize" baykuş yüzüğü.


"Şarap kadehi ve şişesi"; eğlenceli bir tasarım. :)
Bunu da yine bir pasajdan satın almıştım, sanırım.
Bayılmışım, tam hatırlamıyorum. :)


"Anahtar" şeklindeki kristal taşlarla süslü, "çiftli" yüzüğümü, Datça'da bir tezgahtan aldım.


Bu yüzüklerimin beşini de İstiklal Caddesi'nin Terkoz Çıkmazı sokağında bulunan, 
"Terkos Pasajı"ndan, aynı gün satın almıştım.

Özellikle, sol baştan birinci ve üçüncüyü çok beğenerek aldım.
Venedik maskesi gibi olan, en baştaki yüzüğümü, anneme hediye etmiştim. 
Sonra, O ne yaptı bilmiyorum. O da başka birine verdi, galiba.

Kedi patili yüzüğümü çok sevmiştim ama çok ince olduğu için kırılmıştı, ne yazık ki.

Üç numaralı yüzüğümü (bukalemun şeklindeki) taktığım gün, dolmuşta yanıma oturan bir kadının, omzunu omzuma çarpıp yüzüğümün üstüne vurarak, "Güzel yüzükmüş, değişik!" şeklindeki, iletişim kurma çabasını,
-hiç tanımadığım bir insanın elime dokunuyor olmasının, verdiği rahatsızlığı düşünmemeye çalışarak- "Teşekkür ederim"le atlatabildiğim, Ally McBeal tadında bir "kükreme"yle cevap vermediğim için kendimle iftihar ediyorum :)

Bileziklerime de değinecek olursak:


"Kertenkele" şeklindeki kelepçe bileziğimi,
 yer yer taşları dökülmüş olsa da çok severdim.. :)

Bu kelepçe bilezikler, benim bileğimde durmuyor, maalesef.
Sürekli olarak açılıp, düştüğü için pek kullanamadım ve başkasına hediye ettim.


İki büyük piramit formuyla üç boyut etkisini hissettiren, kelepçe bileziği de
MANGO'dan satın almıştım.

Bu ikinci el bileziği, "Zebramo" sayfamda, satışa sundum..

Günlük hayatta kullanmak için 
biraz fazla kalın ve kelepçe şeklinde olduğu için çok da rahat değil, açıkçası.

Ancak, bir dergi veya katalog çekimine, "rock chic" bir "look" için styling yapacaksanız,
kısa süreli kullanmak için harika olabilir. Havalı bir fotoğraf, güçlü bir "look" verir, bence.




Daire şeklinde bir kesiti olan, siyah plastik bileziğim.
Nereden aldığımı hatırlamıyorum tam olarak ama sanırım MANGO'dan almıştım, yine.

Mango, eskiden ucuzdu, arkadaşlar.
Neredeyse, bütün gardırobum; Mango ürünlerinden oluşuyordu ama artık, pek uğramıyorum.
Sadece, internetten gönderdikleri "newsletter"lara bakıp, çok pahalıymış diyebiliyorum.
"Youtuber"ların, Mango ve Zara gezilerinde, gösterdikleri fiyatlara, gerçekten inanamıyorum.


Bu üçlü bilezik setini de, Datça / Palamutbükü'ndeki bir tezgahtan satın aldım.
O yaz, çok kullandım. Sonra, elim pek gitmedi, nedense.

Kolyelerim de eksik kalmasın:


Bu aralar, üzerime yapışan "sol anahtarı" kolye uçlu kolyem.
Gerçek altın sevmediğim için altın kaplama aksesuarları tercih ediyorum :)


Takınca, böyle duruyor; merak edenler için. 

Müzik aşkımı ifade ediyor, benim için. :)

Fotoğraf da; Eksen On Fair'den..


Bu saat kolyeyi de ben birleştirdim; sanırım daha önce bloğumda yer vermiştim.

Saat kısmı, anneannemden, çalışmıyor, süs amaçlı. Gerçek "vintage" yine.

Zincir kısmı ise; annemin gençlik yıllarından..

Daha sonra, bu saat ile vedalaşmaya karar verdim ve Zebramo'daki sayfamdan sattım.


Bu da zincirli görünümü.


Yine annemin gençliğinden kalma ve bana verdiği kalpli kolye.


İnternetten satın aldığım, altın kaplama, metal yaka kolye.
Trendyol'dan satın almıştım, sanırım.
Bir ara, ne modaydı, bu kolyeler..

Bu modellerin arkası zincirli olanları, daha kullanışlı oluyor.
Yukarıdaki gibi arkası açık olunca; boynunuzdan atabiliyor.
Benim boynum biraz ince olduğu için de olabilir, tabii ki.

Bir deve taksa; düşmez, belki. :))


"Black Swan" siyah dantel kolye tasarımımı da Vogue Fashion's Night Out'ta takmıştım.

Kuğu Gölü Balesi'ndeki "Black Swan" yani;
"Siyah Kuğu" karakterinden esinlenerek tasarlamıştım..
Butiğimde; en çok satılan ürünlerimden biri oldu ve tamamen tükendi. :)

Sanırım, toplamda 70 adet civarı satılmıştır. Belki, daha da fazla.

Son kalan siyah dantel kolyeyi, 
"Zebramo" sitesinde yer alan, "Beril Öke Gülen" mağazamdan,


Kapanışı da, en sevdiğim kolyelerimden biri olan, şeffaf pleksiglass kolyemle yapmak istiyorum :)
Birkaç yıl önce, MANGO'dan almıştım ve Ayhan Sicimoğlu gibi"Hastasıyım!" desem herhalde abartmış olmam :)


Transparan olduğu için, neredeyse her renkle, uyum sağlayabiliyor ve gerçekten değişik bir tasarım.
MANGO'yu, böyle bir parçayı, koleksiyonlarına kattığı için tebrik ediyorum..

Bu kolyeyi de ne zaman taksam; mutlaka, birileri, "Güzel kolye!" diyor.
Yeah, I know.. :)

Bu gördükleriniz; en çok sevdiğim ve sıkça kullandığım aksesuarlarım,
daha kutular dolusu var, tahmin edersiniz ki..

Umarım keyif aldığınız bir yazı olmuştur :)

Sizin en sevdiğiniz takılar, neler?
Yorumlarınızı bekliyorum..

Herkese sevgiler,

Beril Öke Gülen

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız, beni çok mutlu ediyor; lüften yorum bırakmak için birkaç dakikanızı ayırın.. :)